Marmara’da Dalış
- Batuhan GANIZ
- 22 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Marmara Denizi’nde dalış yapmak dediğimizde, dalıcıların aklına ilk gelen konumun İstanbul olmadığı konusunda çoğumuz hemfikiriz.Oysa İstanbul ve çevresi, dalıcıların düşündüğünden çok daha fazlasını saklıyor. Bu yazımda Marmara’nın sunduğu avantajları ve sizleri bekleyen sürprizleri anlatıyorum.

İstanbul, Kocaeli ve Yalova üçgenine baktığımızda, Marmara Denizi aslında biyolojik çeşitliliğiyle birçok popüler dalış bölgesine meydan okuyan bir sualtı dünyası sunar. Karadeniz ve Ege sularının birleştiği bu özel denizde, bir sualtı fotoğrafçısının elini tetikten çekememesi oldukça doğaldır. Işığın azalması, suyun kendine has rengi ve sessizliği; Marmara dalışını farklı ve unutulmaz kılar.
Türkiye’nin en büyük şehrinde yaşadığınızı düşündüğünüzde, dalışa ulaşımın ne kadar büyük bir lüks olduğunu fark etmek zor değildir.Ekonomisi, trafiği ve kalabalığı ile ünlü olan İstanbul, aslında bir dalıcı için benzersiz fırsatlar sunar. Dalış yapmak isteyen biriyseniz, elinizde belki de farkında bile olmadığınız bir avantaj vardır: yakınlık.
Başka şehirlere dalış turu yapmak elbette keyiflidir; yeni insanlar, yeni bölgeler, yeni hikâyeler…Fakat işin bir de görünmeyen yüzü vardır:Cuma işten çık, valizi kapan, yola koyul, iki gün boyunca dalış yap, sonra pazar akşamı tekrar dön… Pazartesi günü gözlerin yarı kapalı işe git…Bu döngü en hevesli dalıcıyı bile yıpratabilir; düzenli olarak sürdürmek ise neredeyse mucize ister.
Oysa İstanbul’da yaşayan biri için manzara tamamen farklıdır.Cuma akşamı evine gider, dinlenir, güzel bir uyku çekersin. Cumartesi sabahı saat 09.00–10.00 arasında kalkan tekneye binersin. Dalışını yaparsın; belki iskorpit fotoğraflarsın, belki bir ıstakoz görürsün, belki de sandığından çok daha berrak bir karanlıkla karşılaşırsın.Akşam olduğunda saat 19.00–20.00 gibi tekrar kendi evinde sıcak duşunu alır, dinlenirsin.Böylece “hafta sonu rutini” yorucu bir macera olmaktan çıkıp konforlu bir hobi haline gelir.
Ulaşım açısından da İstanbul’ın sunduğu avantajlar saymakla bitmez. Neredeyse her şehre uçuş olan bu merkezde, dalış ve kurs fiyatlarını dünyanın birçok noktasına kıyasla çok daha uygun bulursunuz. Üstelik malzeme tedariki, kurs devamlılığı ve kulüp çeşitliliği konusunda da İstanbul oldukça zengindir.

Sualtında ise Marmara sizi şaşırtmaya devam eder.Yüzeye indiğiniz anda; kaya balıkları, yengeçler, horozbinalar ve hani balıkları karşınıza çıkar. Biraz ilerlediğinizde utangaç eşkinalar kayaların arasından merakla sizi izler.Kumluk bölgelerde farklı cinslerde yengeçlere, kırlangıç balıklarına; kayalık alanlarda ise ıstakozlara rastlarsınız. Bazen bir vatoz size eşlik eder, bazen de sessizce süzülen trakonya dikkatinizi çeker. Marmara’nın karanlığı birçok dalıcıya ürkütücü gelse de aslında bu karanlık, fotoğrafçılar için harika bir kontrast ve dramatik bir atmosfer sunar.

Sanılanın aksine Marmara Denizi’nin su kalitesi her zaman kötü değildir. Özellikle adalar çevresinde yapılan ölçümler, akıntıların etkisi ve daha az karasal kirlilik nedeniyle çoğu zaman beklenenden daha temiz bir yapı gösterir. Görüş her dalışta aynı olmaz; fakat iyi bir günde Marmara, dalıcıya adeta “bana haksızlık etmişsin” dedirtir.
Şimdi gelelim çoğu dalıcının yüzünü buruşturan kısma: soğuk su.Dalış sezonunda yüzey sıcaklığı 23–24°C civarındayken, 16–18 metreden sonra su hızla 16–17°C’ye düşer. Sonbahar ve kış ayları geldikçe yüzey 14–15°C, dip 13–14°C seviyelerine iner.Bu nedenle Marmara’da düzenli dalış yapmayı planlayan dalıcıların, mutlaka kuru elbise konforunu keşfetmesi gerekir.









Yorumlar